Friday, October 1, 2010
Eda 4 yasinda, 6 aydir Turkiye'de
O kadar cok sey oldu ki gecen zamanda, aklima gelen birkac seyi hemen not edeyim. Eda 3 ay anneannesinde kaldi. Ilk ay bizi hic aramadi ama sonralari hem huysuzluklari artti hem de telefonda bize surekli neden burada degilsiniz, isiniz bitmedi diye sordu durdu. Temmuz'da anaokuluna basladi, Arilar Sinifinda :) Sandalye kapmaca oynarken acikta kalinca aglama tutturmak, turlu, fasulye gibi seyleri yememek disinda okulda bir sorun yok. Bir de arkadaslarinin isimlerini bir turlu soylemiyor bize, bence biliyor ama bize soylemiyor... Bugun cilgin sac partisi yapacaklardi, birazdan onu almaya gidince gorecegiz bakalim nasil oldu:)) Turkcesi super oldu tabii, Ingilizce hic konusmuyor ama anladigini biliyorum, filmleri falan cok guzel takip ediyor. Yarin ilk macina goturecegim onu. Dogum gununde aldigimiz kelebek kanatli kostumle iki gece uyudu ve gunduzleri de cikarmadi. Kelebekti, Barbie'ydi, pembe renkli seylerdi hep akli boyle seylerde...
Thursday, March 25, 2010
Uzun aradan sonra
Eda icin blog yazmayali cok uzun zaman oldu (yaklasik 13 ay). Bu arada tabii neler neler oldu. Su an Eda hemen hemen tam anlamiyla bilingual. Insanlari Turkce bilen ve Ingilizce bilen diye ayirt edip ona gore konusuyor. Ornegin bizimle hic Ingilizce konusmazken, Angela dadisi gelir gelmez Ingilizce konusmaya basliyor. Bazen televizyonda biz Ingilizce programlar seyrederken, bize tercume ediyor programlari :-)
Yemek yemesi inanilmaz problem son iki aydir. Bazi gunler, bir dilim ekmekten baska birsey yemiyor. Buna ragment nasil bu kadar enerjisi var anlamak mumkun degil. Su aralar, tatliya dadanmis durumda, bakalim ne zaman gececek her sabahki kahvalti didismelerimiz.
Gectigimiz yaz yaklasik 6 hafta gecirdi Turkiyede. Gercekten onun icin donum noktasi oldu bu. Bundan once yalnizca catpat Ingilizce konusurken, 6 hafta icinde (babaannesinin zorlamasiyla) hem Turkceyi cok iyi konusmaya basladi, hem de tuvaletini soylemeye basladi.
Son bir senede bayagi gezmeye devam etti; Hawaii (Mart 2009), Turkiye (Agustos 2009), Avustralya (Aralik 2009), Almanya (Mart 2010), ve Ispanya (Mart 2010). Onumuzdeki 9 ay boyunca Turkiyede kalacak, umarim onun icin iyi olur.
Yemek yemesi inanilmaz problem son iki aydir. Bazi gunler, bir dilim ekmekten baska birsey yemiyor. Buna ragment nasil bu kadar enerjisi var anlamak mumkun degil. Su aralar, tatliya dadanmis durumda, bakalim ne zaman gececek her sabahki kahvalti didismelerimiz.
Gectigimiz yaz yaklasik 6 hafta gecirdi Turkiyede. Gercekten onun icin donum noktasi oldu bu. Bundan once yalnizca catpat Ingilizce konusurken, 6 hafta icinde (babaannesinin zorlamasiyla) hem Turkceyi cok iyi konusmaya basladi, hem de tuvaletini soylemeye basladi.
Son bir senede bayagi gezmeye devam etti; Hawaii (Mart 2009), Turkiye (Agustos 2009), Avustralya (Aralik 2009), Almanya (Mart 2010), ve Ispanya (Mart 2010). Onumuzdeki 9 ay boyunca Turkiyede kalacak, umarim onun icin iyi olur.
Tuesday, February 17, 2009
Eda'dan haberler
Bunu unutmadan yazmam lazim. Eda bugun Fener dedi!! Fenerbahce ile ilgili bir cocuk kitabi almistim ona, icinde bol bol futbol topu, futbol sahasi ve top oynayan cocuk resimleri var. O kitabi eline alip gool demeye basladi, hemen arkasindan ben Fener diyince o da ilk defa telrar etti. Kac aydir ugrasiyordum bunun icin!! Eda dunyayi fethetmeye de devam ediyor bu arada. En son yazdigimdan bu yana Cancun, Meksika'ya ve gecen hafta California, Irvine'a gitti. Eli teyzesi ve Deep amcasini ziyaret etti. Genelde cok usluydu, ust kattaki odada tek basina da cok guzel uyudu, yalniz donuste ucaga binince araba koltugunda durmak istemedi, ve yaklasik yarim saat ciglik cigliga agladi. Bayagi bir stres oldum ama neyse sonunda bitkin dudup uyuya kaldi, ve yolculugun geri kalani rahat gecti.
Irvine yolculugunda farkettik ki Eda cok iyi Ingilizce konusuyor, bir suru tam cumle soyluyor. Turkcesi uzerinde calismamiz, ve bu yaz mutlaka onu Turkiye'de cocuklarin da oldugu ortamlara bolca sokmamiz lazim.
Sosyal yani da hala cok kuvvetli. Eli'nin komsusuyla karsilastik, bir ay kucuk bir oglu var. Eda yanina gitti ve direk "Hi, Eda!" dedi, resmen kendini tanitti!! Gokhan bunlari amcasindan almis diyor.
Irvine yolculugunda farkettik ki Eda cok iyi Ingilizce konusuyor, bir suru tam cumle soyluyor. Turkcesi uzerinde calismamiz, ve bu yaz mutlaka onu Turkiye'de cocuklarin da oldugu ortamlara bolca sokmamiz lazim.
Sosyal yani da hala cok kuvvetli. Eli'nin komsusuyla karsilastik, bir ay kucuk bir oglu var. Eda yanina gitti ve direk "Hi, Eda!" dedi, resmen kendini tanitti!! Gokhan bunlari amcasindan almis diyor.
Monday, November 10, 2008
Eda'nin yaptiklari soyledikleri
Cok nadir yaziyorum buraya, hemen unutmadan yaptigi sirinlikleri not edeyim simdi dedim. Artik iyice konusmaya basladi. En son soylemeye basladigi Turkce kelimeler:
agiz, burun, yogurt, tata (Tavsan), afa (zurafa), anne demeyi de iyice ogrendi artik, "kaka gitti" (tuvalete kirli bezini bosaltip ustune sifonu cektikten sonra bunu soyluyor hep), bitti, tay (cay), abi, dede...
Ingilizcesi de iyice ilerledi tabii, bazi yeni kelimeler : dog, cat, nose, cookie, cake, "what's that"
etrafta bir kagit parcasi bulsa, bir meyve yiyip copu kalsa hemen gidip cop kutusuna atiyor. Bizim kutu yuksek, asagida ayakla basilan pedal var kapagi acmak icin, onu da ogrendi hemen aciyor cop kutusunun kapagini...
"kizim bana cay getir" diyince hemen oyuncak mutfak setinden cay fincanini kapip geliyor
masaya yiyecek birsey cikarinca, gidip cekmeceden bir catal ya da kasik alip geliyor hemen
ayagindan corabini cikarip kiyafet dolabina goturuyor, corap cekmecesini acip oraya koyuyor
kitaplari ve boyamayi cok seviyor, ben ona kitaptan birseyler okuyunca ya da deftere bir resim cizerken oyle pur dikkat izliyor ki, cok guzel konsantre oluyor. Kresteki Charlotte teyzesi, bu boyle giderse ileride ders yaparken, odev yaparken cok iyi olacak, birseyle cok uzun sure mesgul oluyor, diyor...
kresi cok seviyor, arabayi Charlotte'un evinin onune park edip kapiyi acar acmaz yuzu guluyor, hemen kosa kosa gidip iceride kayboluyor...
cok guzel uyuma taklidi yapiyor, aksam kanepede oturuyoruz, kafayi arkaya atip gozlerini kapiyor, horlama taklidi yapiyor, sonra bana bakip guluyor...
agiz, burun, yogurt, tata (Tavsan), afa (zurafa), anne demeyi de iyice ogrendi artik, "kaka gitti" (tuvalete kirli bezini bosaltip ustune sifonu cektikten sonra bunu soyluyor hep), bitti, tay (cay), abi, dede...
Ingilizcesi de iyice ilerledi tabii, bazi yeni kelimeler : dog, cat, nose, cookie, cake, "what's that"
etrafta bir kagit parcasi bulsa, bir meyve yiyip copu kalsa hemen gidip cop kutusuna atiyor. Bizim kutu yuksek, asagida ayakla basilan pedal var kapagi acmak icin, onu da ogrendi hemen aciyor cop kutusunun kapagini...
"kizim bana cay getir" diyince hemen oyuncak mutfak setinden cay fincanini kapip geliyor
masaya yiyecek birsey cikarinca, gidip cekmeceden bir catal ya da kasik alip geliyor hemen
ayagindan corabini cikarip kiyafet dolabina goturuyor, corap cekmecesini acip oraya koyuyor
kitaplari ve boyamayi cok seviyor, ben ona kitaptan birseyler okuyunca ya da deftere bir resim cizerken oyle pur dikkat izliyor ki, cok guzel konsantre oluyor. Kresteki Charlotte teyzesi, bu boyle giderse ileride ders yaparken, odev yaparken cok iyi olacak, birseyle cok uzun sure mesgul oluyor, diyor...
kresi cok seviyor, arabayi Charlotte'un evinin onune park edip kapiyi acar acmaz yuzu guluyor, hemen kosa kosa gidip iceride kayboluyor...
cok guzel uyuma taklidi yapiyor, aksam kanepede oturuyoruz, kafayi arkaya atip gozlerini kapiyor, horlama taklidi yapiyor, sonra bana bakip guluyor...
Friday, July 18, 2008
Eda: yaz aylari, yolculuklar
Eda'ya bu yaz daha keyifli bir yaz gecirtmek icin birkac sey yaptik. Ona 2.5 metreye 1.5 metre oldukca buyuk bir cocuk havuzu aldim. Cok seviyor, icinde saatlerce oynuyor. Gokhan da bir hamak almis dun geldi. Onu da kurunca, orada da keyif yapar artik. Babaannesi onun icin bir hamak almisti yazlikta, ona benzer birsey.
Bir hafta krese biraktik Eda'yi (Kaytie bir yolculuga cikti, benim de ani bir sekilde NSF'e gitmem gerekince). Oradaki cocuklarla cok iyi anlasti, bakici kadin bile sasirdi, bu cocuk yeni ortama ne kadar cabuk uyum sagladi diye. Ilk gunun aksami almaya gittigimizde, evin onunde bekliyorlardi. Eda en onde kosturuyor, arkada kresteki diger cocuklar (hemen hemen hepsi Eda'dan buyuk, 2, 4, 5, ve 7 yaslarinda cocuklar var, bir tane de 15 aylik). Buyukler, belli ki Eda ile ilgileniyorlar. Hele 4 yasindaki kucuk bir kiz kendinden ufaklara ablalik etmeyi seviyor belli ki. Ekimden itibaren oraya haftada bir veya iki gun devamli gondermeyi planliyoruz.
Eda'nin bugunlerde yaptigi en belirgin seylerden biri, her sabah kendi kahvaltisini bitirdikten sonra benimkine dadanmak. Her sabah sutlu kahvalti gevregi yiyorum, herhalde sutu cok sevdigi icin, illa ki kucagima gelip yemek istiyor. Bugunlerde en sevdigi meyve uzum. Kayisi ve erik de yiyor. Dun Gokhan'in yaptigi Marsala soslu tavugu da afiyetle yedi.
Bu yaz Istanbul'a Londra uzerinden uzun bir yolculuk yapti Edos. Gidis yonunde Gokhan'la yalnizdi. British Airways Lonrda aktarmasinda bebek arabasini vermedigi icin oldukca yorucu ve zor oldu. British bizim icin bitmistir artik. Donuste ikimiz idare ettik bir sekilde. Havaalaninda bir oyuncakci dukkani bulmamiz cok ise yaradi.
Bir hafta krese biraktik Eda'yi (Kaytie bir yolculuga cikti, benim de ani bir sekilde NSF'e gitmem gerekince). Oradaki cocuklarla cok iyi anlasti, bakici kadin bile sasirdi, bu cocuk yeni ortama ne kadar cabuk uyum sagladi diye. Ilk gunun aksami almaya gittigimizde, evin onunde bekliyorlardi. Eda en onde kosturuyor, arkada kresteki diger cocuklar (hemen hemen hepsi Eda'dan buyuk, 2, 4, 5, ve 7 yaslarinda cocuklar var, bir tane de 15 aylik). Buyukler, belli ki Eda ile ilgileniyorlar. Hele 4 yasindaki kucuk bir kiz kendinden ufaklara ablalik etmeyi seviyor belli ki. Ekimden itibaren oraya haftada bir veya iki gun devamli gondermeyi planliyoruz.
Eda'nin bugunlerde yaptigi en belirgin seylerden biri, her sabah kendi kahvaltisini bitirdikten sonra benimkine dadanmak. Her sabah sutlu kahvalti gevregi yiyorum, herhalde sutu cok sevdigi icin, illa ki kucagima gelip yemek istiyor. Bugunlerde en sevdigi meyve uzum. Kayisi ve erik de yiyor. Dun Gokhan'in yaptigi Marsala soslu tavugu da afiyetle yedi.
Bu yaz Istanbul'a Londra uzerinden uzun bir yolculuk yapti Edos. Gidis yonunde Gokhan'la yalnizdi. British Airways Lonrda aktarmasinda bebek arabasini vermedigi icin oldukca yorucu ve zor oldu. British bizim icin bitmistir artik. Donuste ikimiz idare ettik bir sekilde. Havaalaninda bir oyuncakci dukkani bulmamiz cok ise yaradi.
Wednesday, May 21, 2008
Eda saymaya basladi!
Eda iki gun once cok enteresan birsey yapti. Aksam kucagimda otururken, parmaklarini saymaya basladim. Bu sayi sayma oynununu bir suredir yapiyordum, parmaklarimi birer birer acip "bir iki uc" diye sayiyordum. Dun aksam tekrar tekrar "iki parmagimi sirayla acip, bir iki diye yineledim". Eda da birden "one two" diye Ingilizce saymaya basladi, benim iki parmagimi gosterip. Bunu en az 10 defa tekrarladi, yanlis duymadigimdan eminim. Dun aksam gene yapti. Dadisi ozel olarak ogretmedigini soyluyor, nasil ogrendi (hem de Ingilizce) hic bir fikrimiz yok!!!!
o kadar sirin soyluyor ki "one tuuuuu" diye uzata uzata, bunu Turkce degil Ingilizce yapiyor olmasi bile beni o kadar rahatsiz etmedi. neyse ki Turkce soyledigi kelimeler hala daha fazla (mama, cici, anne, baba, su, dut dut, gol) Ingilizce (no, one, two)
o kadar sirin soyluyor ki "one tuuuuu" diye uzata uzata, bunu Turkce degil Ingilizce yapiyor olmasi bile beni o kadar rahatsiz etmedi. neyse ki Turkce soyledigi kelimeler hala daha fazla (mama, cici, anne, baba, su, dut dut, gol) Ingilizce (no, one, two)
Thursday, May 1, 2008
Eda konusmaya bekledigimizden erken baslayabilir
Edos son zamanlarda iyice konuskan oldu. Bicir bicir birseyler anlatip duruyor. Dun aksam yemekte biz hicbir sey demeden, kendisi su bardagini isaret edip "su" dedi. Tabii suya "shuu" diyor, ingilizce klavye ile aradaki farki vermek imkansiz :))
Supermarket reklam brosurlerindeki sebze meyve resimlerine bakip "mama" da dedi bir iki defa.
Edos en cok bogazina duskun anlasilan:)
Hala favorisi makarna ve pilav, dun tavada kizarmis tuna baligini da cok guzel yedi. Kavunu da seviyor bu aralar.
Supermarket reklam brosurlerindeki sebze meyve resimlerine bakip "mama" da dedi bir iki defa.
Edos en cok bogazina duskun anlasilan:)
Hala favorisi makarna ve pilav, dun tavada kizarmis tuna baligini da cok guzel yedi. Kavunu da seviyor bu aralar.
Subscribe to:
Posts (Atom)